Bir Roman İncelemesi. Zülfü Livaneli ‘Son Ada’

Kategori: Kitap - Yorum Yazın
Bir Roman İncelemesi. Zülfü Livaneli ‘Son Ada’

Zülfü Livaneli’nin Son Ada adlı romanı gerçekten çarpıcı bir eser. Bu eseri alımlama estetiği denen kuramla incelemek bana çok şey kattı gerçekten. Bu çalışmamı sizinle paylaşmak istiyorum ve bir an önce bu romanı okumanızı öneriyorum!!

Öncelikle romanda geçen karakterlerin kişilik özellikleriyle bir listesini yapmamız gerekirse ortaya şöyle bir sıralama çıkmaktadır:

Anlatıcı: 36 numarada yaşayan ada sakini. Çekingen, korkak ve içine kapanık biri.
Lara: Anlatıcının sevgilisi. Haksızlığa gelemeyen ve bunu dile getirmekten korkmayan bir kadın.
Yazar: Suskunluğu seçen fakat kendi gerek gördüğü durumlarda konuşmayı bilen ve aynı zamanda halkı uyarmaya çalışan bir aydın.
Başkan: Diktatör ve darbeci bir karakter. Aynı zamanda zalim.
Martılar: Adanın asıl sahipleri.
Bakkalın oğlu: Başlarda sessiz görünen fakat daha sonra Başkan’ı öldüren ve kendini feda eden kişi.

40 haneden oluşan adada yaşayan insanlar, günlük hayatın ve toplumsal sistemin tüm sıkıntılarından uzaktadır. Lara ile 36 Numara, kötü giden ve kaygılarla dolu hayatlarından kaçıp, beraber bu adaya sığınmışlardır. Emekliye ayrılan bir devlet başkanının adaya gelip yerleşmesine kadar herkes huzur içinde ve stresten uzak, doğal bir yaşam sürmektedir. İnsanların, adada yaşayan martılarla yazısız bir anlaşmaları vardır. Bu anlaşmaya göre iki taraf da birbirinin hayatına müdahale etmemekte ve barış içinde yaşamaya devam etmektedir. Birgün Başkan, aile ve adamları Ada’ya gelip yerleşirler ve o günden sonra bir dönüşüm başlar. Önce ağaçlar kesilir. Ağaçların kesilmesine karşı çıkan adalılardan sonra Başkan, var olan düzenin bozuk bir düzen olduğunu ve anarşinin hakim olduğu bu Ada’da bir yönetim kurulu oluşturularak demokrasinin getirilmesi gerektiğini önerir. Başkanlık komitesi bir kurallar listesi yayınlar ve kurallara uyulmadığı takdirde halkın cezalandırılacağını belirtir. Başkan tüm bunlarla yetinmeyip, bir tehdit olarak gördüğü martılara karşı savaş açmaya karar verir. 1 Numara’nın desteği ile adayı, anayasa, kurallar, serbest piyasa ve teşebbüs hürriyetini barındıran bir medeniyet haline getirmeyi teklif eder. Ardından başlayan martı ve martı yumurtaları katliamı martıların da adaya ve insanlara zarar vermesiyle devam eder. Bunu terör olarak tanımlayan Başkan, adaya martı yumurtaları ile beslenen tilkileri getirir. Ekolojik dengenin bozulmasıyla adada artan yılan sayısı insan hayatını tehlikeye atar. Yılanları da avlaması için adaya leylekler ve leyleklerin yuva yapması içinde uzun direkler getirtilir. Yılanları öldürmek için kokusu çok kötü olan zehirler getirilir, yasemin kokulu ada pis kokmaya başlar, zehirler içme suyuna karışır, insanları hasta eder. Bunun da yetmemesi üzerine ormanda kontrollü bir yangın çıkarılır ve adanın büyük bölümü yangına teslim olur. Başkan, Lara, Yazar ve 36 Numara’nın ona karşı geldikleri ve hakaret ettikleri gerekçesiyle tutuklanmasını emreder. Tam o sırada bakkalın oğlu koşarak Başkan’a saldırır ve beraber uçurumdan yuvarlanırlar. Ardından Başkan’ın adamları adadan ayrılır ve askerlerle beraber geri dönerek tüm ada sakinlerini zincire vururlar. Başkan’ı öldürme eylemini kimin gerçekleştirdiğini öğrenmek için hepsini alıp hapishaneye kapatırlar. Anlatıcı, Yazar ve Lara’dan bir daha haber alamaz ve roman onun pişmanlık dolu sözleriyle sona erer.


Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!

Bir Roman İncelemesi. Zülfü Livaneli ‘Son Ada’ (2 Yorum)

Yorum Yaz

  1. sigorta dedi ki:

    güzel parçaymış

  2. çok güzel bir konusu var

YORUM YAZIN


Eksik sayıyı RAKAMLA yazın: